17 Ocak 2011 Pazartesi

Arum Italicum Yilanyastigi cesidi

Simdi bir bitki dusunun yapraklari ve cicegi hicbir zaman yanyana yer almiyor. Ilkbaharda ciceklerini goruyorsunuz, yaz sonu gibi meyvelerini ve en sonunda yapraklar meydana cikiyor. Tum bunlari ayni yerde gormuyorsaniz birlestirmek benim gibi 2 yildan fazla surebilir. Eskiden gumruk icin kullanilan terk edilmis demiryolunun ve degirmenlerin oldugu ormanlik arazi simdi ideal bir yuruyus yolu olmus. Bu yolda gecirdigimiz sayisiz pazar gununde karsima cikti guzel kirmizi meyveleriyle. Fark etmemek mumkun degil ,bir sap etrafinda cevrelenmis kirmizi tohumcuklar yil 2008.


28 Temmuz 2008  sonu La Vallée du Moulin
Gel zaman git zaman simdiki evimizin oldugu kucuk koye tasindik. Kesif gezileri bu sefer koyun etrafinda devam etti.  Derken avlunun cikis kapisinin yaninda grup halinde ve bahcemin el surmedigim yabani kisminda saplarin ustunde yine ayni kirmizi meyveler belirdi. Ithiyaten hic dokunmadim iyiki dokunmamisim zehirliymis ama icim gitti hem yesiline hem nar cicegi rengine.
2010 temmuz sonu bahce yabani kisim

9 agustos 2010  avlu girisi
 
10 agustos 2010 avlu girisi
Mevsim dondu sonbahar geldi bitkiler yavas yavas ortadan cekilirken birden hic gormedigim parlak, beyaz damarlariyla hos motifli gozalici yapraklar belirdi. Ben gene ihtimal vermiyorum ilginc bir bitki cikiyor derken, ayni yerde ciktigi farkettim acaba bu o kirmizi meyvelerin yapraklari olabilir mi diye suphelendim. Ve tatata evet ta kendileri Arum Italicum. Ne kadar guzel degil mi?

23 kasim 2010 Le Prieuré yuruyus yolu uzeri
Arum Italicum cicegi Wikipedia Orchi'nin fotografi CC lisansli
Arum yilanyastigi Araceae yani Yilanyastigigiller ailesine ait ilginc bir tur. Kokusundan dolayi ceset cicegi denilen dunyanin en buyuk cicegi de bir Arum Titan. Turkiye Yilanyastigigiller cenneti. Bu bitkinin bir suru epidemik turu Anadolu bulunuyor. Anadolu ve Akdeniz cevresi bu turkerin anavatani. Ben Turkiye'de ne yazikki hic gormedim goreniniz hatta yiyeniniz var mi? Turkiye'de ozellikle Arum Balansanum, Arum byzantium, Arum Euxinum, Arum Gratum, Arum Conophalloides, Arum Creticum, Arum Cylindraceum, Arum  Dioscoridis, Arum Oriental, Arum DetruncatumArum Elongatum, Arum Nickelli  ve bu yazinin konusu Arum Italicum yer almaktir. Diger turleri  icinde  sadece Filistin'de yetisen siyaha yakin kirmizi/patlican moru rengiyle Arum Palaestinum'u da anmadan gecemeyecegim resimleri icin isimlerin ustune tiklayabilirsiniz. Diger arum fotograflari icin bu linke tiklayiniz.


7 ekim 2010 avlu girisi
Fransizca  l'arum d'Italie, Herbe-aux-serpents yada gouet d'Italie, ingilizce  Cuckoo Pint yada Italian Lords-and-Ladies, almanca  Italienische Aronstab. Fransa'da cocuklarin yaklasmasini onlemek icin altinda yilan uyudugunu soyluyorlarmis adi da burdan geliyor. Siklikla Arum Maculatum ile karistirilsa ciceklerinin ortasindaki parmak gibi olan spadis rengi sari olan italicum mor olan maculatum. Yine yapraklari beyaz damarli olan italicum siyah noktalar olan is Maculatum.


Bu ilginc bitkinin once ciceklerini nisan, mayis gibi aciyor. Sonra cicekler temmuz sonu, agustos gibi kirmizi meyvelere donusuyor ve nihayetinde ekim/kasim gibi yapraklari ortaya cikiyor ve diger yaza kayboluyor. Cicekleri tozlasmak icin kiskirtici bir koku uretip cicegin icne bir tur sinegin girmesini sagliyorlarmis, icini saglama almak icin sinegi oraya hapsedip 24 saat tutup iyice cicek tozlarinin her tarafina bulasmasini sagliyor sonra serbest birakiyormus. Kumlu, killi, asitli, notr nerdeyse tum topraklarda yetisebiliyor. Koyu orman golgesini sevdigi gibi yari golgeyle de mutlu. Oldurucu zehirli bir bitki. Kotu bir tadi var ve icindeki kalsiyum oksalat kristalleri cig yendiginde dilinize ve agziniza milyonlarca igne batmis hissi verdiginden cok can yakici bu ozelligi ile yanlislikla yenmesi pek olasi degil. Iyi haber kurutuldugunda yada pisirildiginde kayboluyormus. Diger Arum cesitleri de zehirli ancak kaynatilarak Anadolu'nun bircok bolgesinde yenebiliyor turlu turlu yemege konu oluyor. Corbasi, yemegi, kavurmasi yapiliyor. Cok ilginc tarifler var hepsini Tijen Inaltong'un Mutfakta Yaban kitabinda bulabilirsiniz.  Avrupa'da yumru kokleri bir kac suda haslandiktan sonra kurutularak unu gibi kullanilarak ekmek ve pasta yapilabiliyormus. Nisastaya cevrilerek ozellikle Ingiltere'de Portland sago adiyla severek tuketiliyormus. Ozellikle broncit ve cocuklarda bogmaca tedavisinde basariyla kullaniliyormus. Fitoterapi alaninda yumrulari oksuruk ve solunum yollari hastaliklarinda kullaniliyormus. Turkiyede' kirmizi meyveleri ile kokleri hemoroid ve romatizmada kullanilir denmis. Zehirli oldugunu duyunca urken tipik bir sehirli olarak ben simdilik bitkinin guzelligini seyretmeyi tercih ediyorum. Ya siz hic karislastiniz mi? elinizde resmi var mi? Cevrenizde yiyeni duydunuz mu? Yilanyastiginin yerel adlari Livik, Nivik, aci sogan, domuz lahanasi, fil kulagi diger yerel isimleri icin muracaat Tijen'in kitabi Mutfakta yaban.



Kaynaklar 1-Tijen Inaltong, Mutfaktaki Yaban, Anadolu'nun Yenen Otlari
2-Bernard Bertrand,L'Herbier Toxique
3- http://fr.wikipedia.org/wiki/Arum_italicum
4-http://www.pfaf.org/user/Plant.aspx?LatinName=Arum italicum
5-http://www.plantes-botanique.org/espece_Arum_creticum
6-Tubives bulundugu iller







12 yorum:

Meyvelitepe dedi ki...

Beste, dediğin gibi bu bitkinin, yaprakları daha ziyade düz yeşil gibi olan cinsi burada (İzmit körfezinin güney yakası) inanılmaz yaygın, hatta zaman zaman çimlerin arasından bile fışkırıyor. Hem yapraklı hem de meyveli haline dikkat etmiştim de, çiçeğine hiç dikkat etmemiş olduğumu farkettim. Her halini görünce yapraklarını "Kala /Calla" çiçeğine benzettiğim bu bitkinin, çiçeklerinin de çok benzer olduğunu anladım. Yeni bir akrabalık bağını daha sayende çözmüş oldum, teşekkürler.

Adsız dedi ki...

Merhaba,
bir kac gün önce Türkiye'de iken gökova kiyilarinda ormanlarda cok sayida gördüm.

Selamlar

Sara

A.Kadir Bekçi dedi ki...

Çok ilginç bir bitki.Gördüğümü sanıyorum, ancak bu özelliklerini bilmiyordum.Emeğine sağlık.

verago dedi ki...

İzmir'de deniz seviyesine yakın rakımlarda çok büyük çiçekli ve salgıladığı leş kokusu uzaklardan duyulabilen bir türü yaşıyor. çiçek durumu çok iri ve bordo renginde. meyveleri turuncuya çalan kırmızı oluyor. bu bitkinin yaprakları haşlanıp sarma yapılıyormuş Antalya civarında ama taze halde zehirli tabii. meyveleri ise daha da zehirli. sizin fotoğrafladığınız türü de ben İzmir Yamanlar dağında görmüştüm. hepsi yumrulu bitkilerdir. kara sinekler dahil bazı sinek türlerini kokuyla çekerek hatta birkaç gün çiçek durumunun içinde hapsederek onlar sayesinde tozlaşıyorlar. çiçek pörsüyüp geçince sinekler serbest kalıyor ve diğer yılanyastıklarına gidebiliyor.

beste dedi ki...

Verago-Bordu mu? hii harika belki fotografini cekip bana yollarsin? hatta iki tohumcuk? tozlasma olayi cok ilginc karnivor bitkilere benziyor nerdeyse:)

verago dedi ki...

elbette fotoğraf yollarım.. Haziran sonu temmuz gibi çiçek açıyorlar. yaprakları da sizin fotoğraflarınızdaki gibi dekoratif desenli ve çok büyük oluyor. tohumdan çiçeklenecek kadar büyümesi 10 sene kadar zaman alır ve çimlenmesi için bazı kuşların ve hayvanların sindiriminden geçmesi gerekiyor. ama yumrusunu isterseniz gönderirim sonbaharda. yalnız bahçede gerçekten ceset var sanabilir komşular :) siyahımsı mor boru gibi bir organ çok hızlı büyüyerek koku salgılıyor. çiçek açar açmaz onu keserseniz koku olmadan çiçeklerin keyfi sürülebilir.

beste dedi ki...

Cok ilginc verdigin bilgiler! meslek neydi? ne kadar bilgilisin, ilgiden mi yoksa meslekten mi merak ettim:)

verago dedi ki...

teşekkür ederim çok bilgim olduğu söylenemez ama yaşadığım yer çevresindeki bitkileri biliyorum. doğa gezilerine merakım var ve doğada uzun zamanlar geçirdim. bu sayede ve merakımdan bişeyler öğrenmeye çalışıyorum. yoksa lise terkim ve serbest işler yapıyorum.
bu arada bahsettiğimiz bitki Dracunculus vulgaris. o da arum cinsleriyle aynı aileden.

beste dedi ki...

Yumrulari sokmeyelim dogada kalsin. Tohumdan yetistirmek daha inanadigim bir yontem,olsun yillarca sursun heyecanla beklerim:) Hibrid orkide cinsini elle tozlastirdiktan sonra ilk cicegi icin 5/6 yil beklemek gerekiyormus, ogrendigimde inanamadim ne kadar emek gerekiyor yillar boyu, bazen hibridi yapan sonucunu goremiyor bile.Meraklilar klubune hos geldiniz.

verago dedi ki...

:) hoşbulduk.. burası harika bir blog olmuş, emeği geçen herkese teşekkürler.

doğadan söküm konusunda haklısınız. bazı bitkiler çok yaygın ve herhangi tehdit altında olmasalar da yumru ve soğanları sökmek hoş değil. eskiden Türkiyeden milyonlarca soğan ve yumru ihraç edilmiş, bazı bitkiler ancak dağların yüksek kesimlerinde kalabilmiş bu yüzden. hem tohumdan yetişen bir bitki yerine tam uyum sağlayabilir ve gerçek görünümüne ulaşabilir. ben melez ve insanların ortaya çıkardığı varyetelerden çok yabani bitkileri seviyorum. onlarda bambaşka bir güzellik ve hayata daha fazla bağlılık var sanki.

Pinar dedi ki...

Sevgili Beste, bir tane daha arazideki bitkimizi buldun! Bizim blogdaki su yaziya gidersen fotografini gorebilirsin. Yapraklari yazindaki gibi degil. Ama bu sene daha bir dikkatli bakacagim.

http://bostancik.blogspot.com/2009/05/gecen-gun-calisirken-kafami-cevirip.html

özlem küçük dedi ki...

lütfen çok rica ediyorum.kayınpederim çok hasta yılan yastığının sarı tohum tarafını bulursanız bana yollarmısınız.bulabilecekler lütfen yoruma cevap yazsın