Şifalı Bitkiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şifalı Bitkiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Ekim 2016 Cuma

Hindiba kahvesi nasıl yapılır ? Bitkilerin enerjileri

Bitkinin sapi ve yapraklari, yapraklar sarmal dizilisli ve sapa sariliyor
tohumlar




tomurcuklar
kara hindiba
Sevgili Hindiba bitkisinin çiçek kurulu, yapraklari, tomurcuk ve tohumlarinin ayrintili fotograflari yukarida. Mavi guzelim çiçegi, aslinda birden fazla çiçekten olusuyor hani o seviyor sevmiyor diye kopardiginiz her parca bir çiçek :)  Benim gibi dogadan bitkileri toplayip yiyorsaniz mevsim donusumlerine dikkat etmekte fayda var. Sonbahar bitkinin enerjisinin koklere indigi mevsimdir. Bu mevsimde daha çok kokler tuketilir zaten ilkbaharin çitir tazeliginden eser kalmamis yapraklar kartlasmis ve acilasmistir.  Bu mevsimin iki nefis koku hindiba ve kara hindiba bitkisidir. Ikisi de kazik koktur o yuzden etrafinin iyice açip bir biçak yardimiyla çikarmaniz gerekir. Faydalarini yazmayacagim sanirim herkes biliyor. Enerji kokteyken bizde faydalanalim ve kisin soguklarina hazirlanalim.

  
Koklerini çikardigimiz bitkilerin taze yapraklarini pisirmek uzere bir kenara ayirip kartlari komposta yollayalim. Kokleri bir firça (dis fircasi vs) ile, suyun içinde iyice temizlenene kadar firçalayin. Cikarip kurulayin. Biçakla yuvarlak dilimler halinde kesin, sonra onlari minik kupler haline getirin. Temsili fotograf yukarida. Firin tepsisine yayip 150 derece firinda kahve gibi kavurun çok kavrulmasi gerekmiyor fotografa bakiniz yaklasik 30 dk civari. Akabinde bir iki gun disarida birakip iyice kurumalarini saglayin. Kahve degirmeni ile ogutun. Bir fincana bir tatli kasigi hindiba tozu , bu miktar arzuya gore azaltip çogaltilabilir olarak hesaplayip uzerine sicak su dokun, 5/10 dk arasi demlensin, suzun ve afiyetle için. Karamelli kahve tadinda ve renginde vitamin ve mineral dolu saglik iksirinden vazgeçemeyeceksiniz.  Hindiba gibi kara hindibadan da kahve yapilabilir. Veya kara hindiba koklerini çorbalara, purelere katabilirsiniz.


23 Mayıs 2011 Pazartesi

Murver agaci/ sambucus nigra


Bu gorkemli baktikca icinizi acan cicekler Murver agaci'na ait. Ben bazi bloglarda surubu, receli hatta ciceklerinin kizartmasinin yapildigini gordum ama kendisini tanimiyordum. Yukaridaki fotograf arka bahce, orasi yabanilere emanet ayrica benim bitki laboratuarim. Bu agac murver agaciymis. Emin olmak icin bir sezon bekledim siyah mor arasi yemislerini gorunce emin oldum. Mor yemislerinde recel bu baharda da ciceklerinden surup yaptim. Surupta cicekleri gibi tatli bal kokulu. Dunya yok olacaksa yanima alacagim ucuncu bitki hem cicekleri hem meyvesi yeniyor:) ve sayisiz faydasi var.


 Turkce adi yorelere gore degisiyor. Tijen Inaltong'un kitabina gore Melesir, Mindirac, Patlak, Yalangoz, Kara murver, Mindar agaci, Patlangac, Patlanuc yada sisni dendigini ogreniyoruz. Fransizca adi Sureau, ingilizce Elderberry isimleriyle biliniyor. Cicekleri semsiye kurulu halinde dizili. 5 adet beyaz tac yapragi ile 5 adet sari petalden olusan minik cicekleri var. Yapraklari ovalarsaniz cok kotu kokuyor ancak cicekleri bal ve ihlamur arasi kendine ozgu cok hos bir kokuya sahip.Govdesi gri, acik yesil ve catlaklidir.  Boyu 2  ila 7 metre arasidir nadir olarak 10 mye cikabilir. Bu bilgiler onemli cunku ayni aileden Sambucus Ebulus   ile karistirilmasi kolaydir ki meyveleri bulanti ve kusmaya yol acar. 


 Avrupa ve Asya'nin dogal bitki ortusunde yer alir. Antik caglardan beri sifali bitki olarak kullanilmistir. Yunanli Hipokrate ve Galien'in favori bitkisidir. Cicek ve meyveleri uzun sure Avrupa'da icecek olarak tuketilmistir. Ilkbaharda cokca icilmesi onerilir ve bedeni temizledigine inanilir. Iceriginde cyanidine vardir. Flavonoid'ler ve C ile A vitamini acisindan zengindir. Fenolik asit, tanen icerir. Dieuritik ve laksatiftir. Yapraklari hemeroid ve yaniklarda kullanilir. Cicekleri terlemeye yol actigindan ozellikle grip, nezle, romatizma ve kronik bronsitte onerilir. Meyveleri romatizma ve odemlere karsi kuallanilir. Bazi kitaplarda Isa'nin asildigi agac olarak gosteriliyor ama ben Erguvan diye biliyorum neyse bu ozelligi pek sevimli degil ustunde durmayalim.


Kolaylikla celik ile cogalir. Kirda karsimiza siklikla cikar ve fauna icin vazgecilmez oneme sahiptir. Kocaman yapraklari ve delikli dallari ile ile bir cok kusa, bocege, ariya ev sahipligi yapar. Ciceklerini her turlu ari, sinek ve kelebekler ziyaret etmeyi sever. Sonbaharda meyveleri kuslar icin besin kaynagidir. Ozellikle kara tavuk, kizil gerdan didiklemeyi pek sever ise de 60 cesit kusun sevdigi meyveler grubundadir. Dogadan toplayacaginiz zaman kuslarin rizkini birakmayi unutmayiniz. Ekolojik tarimda kompostun curume hizini arttirmada kullanilir. Yapraklarindan yapilan karisim mildou ve bitki bitlerine karsi kullanilir ayrica her turlu kemirgeni ( fare, sican, tarla faresi vs) uzaklastirma ozelligi vardir. Bitki ozu yapmak icin  1 kg yapragi birkac gun 10 lt suda bekletin ve daha sonra bitkileri, topragi bu karisimla sulayin. Ciceklerini rahatlikla yiyebilirsiniz ancak yapraklari ve ham yesil meyveleri de zehirlidir. Olgunlasmis meyveleri cig yenirse kusmaya yol acar ancak pisirince bu etki kaybolur. Ciceklerinden de meyvelerinden de surup, recel, tart hatta kek yapabilirsiniz. Avrupa'da ahududu yada cilek yerine gidalara hem tadi hem rengi icin katiliyor. Meyve dolgulu biskuvi yada meyve sularinin etiketlerine bakarsaniz bizim kadim murveri goreceksiniz.Ciceklerini krep icin hazirlanan hamura batirip kizartip pudra sekeri ile yiyebilirsiniz.  harika surubu ve romantik sirkesi icin Rustic, Kedili mufaklar, benim blogum, Ekmekci Kiz'i I ve II tiklayabilirsiniz.




Kaynaklar: 1-Tijen Inaltong, Meyve Agacindan Hikayeler
2-L'herbier Toxique, Bernard Bertrand
3-http://www.univers-nature.com/dossiers/sureau-noir.html

15 Kasım 2010 Pazartesi

Civanperçemi (Achillea millefolium)

Civanperçemi (Achillea millefolium)


Latince: Achillea millefolium
Türkce: Civanperçemi
Ingilizce: Yarrow
Almanca: Gemeine Schafgarbe  
Fransizca: Achillée millefeuille

Familya: Papatyagiller

Sevgili civanpercemi, Aşil'in bin yapraklisi,
Seni öyle cok, öyle cok seviyorum ki anlatamam! Hakkinda okudugum her yazida sana karsi hayranligim biraz daha artiyor. Cocuklugumda (ki herkesin en cok baska sehirlere dönüsünü sevdigi bozkirda gecmistir) cok rastladigim bitkilerden biriydin. Digerleri gibi sende adsizdin o zamanlar. Sizlerle bu yasimdan sonra tek tek tanistikca, o bozkirin agacsizligindan, kurulugundan sikayet edenlere de gülüp gecer oldum.

Seni anlatmaya nereden baslasam bilmiyorum. Latince adindan baslayalim mi? Hikayeyi sen de bilirsin mutlaka. Lokman Hekim ne zamanki Sahmeran'dan -onun cani pahasina- aldigi ilimle Lokman Hekim olur, yanindan gectigi bütün bitkiler onunla konusmaya, adlarini söyleyip yararlarindan, hangi hastaliklara deva olduklarindan bahsetmeye baslarlar. Ne zaman bir bitkinin Latince adini ögrensek, bize de öyle olur. Her gün yanindan gecip gittigimiz, senin gibi dikkat cekmeyen bitkiler bile dile gelip konusmaya, hikayelerini ve mucizelerini anlatmaya baslarlar. Cayinizi icmesek de, merheminizi sürmesek de, sadece hikayenizle sağalır ruhumuz; umut ve şifa bulur.

Bak, sadece Latince adinin kendisi bile neler anlatiyor bize: Cins adin Achillea, antik caglarin efsanevi kahramani Aşil'den (Achilles) geliyor. Inanisa göre, Aşil Truva savasinda kendisinin ve askerlerinin yaralarini  senin yapraklarinla tedavi etmistir. Paris onu zayif ve ölümlü noktasi sol topugundan vurdugunda ölmüsse, bu sadece annesinin ölümsüzlük irmagi kiyisindaki unutkanligindan olmasa gerek. Aşil de yarasina civanpercemi yapragi sürmeyi unutmus olmali. Böylece yapraklarinin kani durdurucu, kücük yaralari ve kesikleri iyilestirici etkisinin antik caglardan beri bilindigini anlamis oluyoruz. Bu özelligin sebebiyle 1. Dünya Savasi sirasinda bile ilac yoklugundan Fransiz askerlerinin yaralarinda kullanilmissin. Basta Avrupa olmak üzere bütün Kuzey Yarimküre'yi evin bildigine göre, savasin hüküm sürdügü baska cografyalarda, baska yarali askerlere de sifa vermis olmalisin. Uygulamasi da kolaymis. Bir parca yapragini avuc icinde yesil bitki suyu cikana dek ovup, dogrudan yaranin üzerine koyarlarmis. Pek cok dilde, halk arasinda bilinen  isimlerinden bazilari da, bu özelligine ve belli mesleklerin yaralarini nasil iyilestirdigine isaret eder:

Fotograf: Sigman

 Türkce'de yaraotu, askerotu;
Fransizca'da herbe aux coupures (kesikotu) , herbe au bucheron (oduncuotu), herbe au charpentier (marangozotu)  , herbe au militaire (askerotu) , saigne-nez (burun kanamasi otu),
Almanca'da Achilleskraut (Asil otu), Blutstillkraut (Kandurdurucu ot), Soldatenkraut (Askerotu)
Ingilizce'de soldier's woundwort, nosebleed plant, carpenter's weed
gibi...
Latince adinin ikinci kismina, "millefolium"a gelince, bu da "bin yaprak" demek. Gülüyorsun, evet, cünkü senin bin yapragin yok. Ama dar ve koyu grimsi yesil yapraklarin öylesine ince ince parcali ki, görende binlerce kücük yapraktan olusuyormus izlenimi yaratir. Halk arasindaki bazi adlarin da yapraklarinin seklinden kaynaklanir zaten. Binbiryaprak otu, sourcil de Vénus/Venüs kirpigi (FR), milfoil,  thousand-leaf (EN), Tausendblatt (DE) gibi. Bir cok kaynakta yapraklarinin keskin, aromatik bir kokusu oldugu söylense de, ben buna hic dikkat etmemisim. Dogru mudur civanpercemi?


Fotograf: Beste
Ilk yapraklarin baharda topraktan alcak bir rozet olusturacak sekilde ardarda cikar. Koyu yesildir. Pek bilinmemesine ragmen, bu yapraklar henüz tazeyken (ciceklenmeden önce) salatalara katilarak yenebilir. Hic denemedim ama corbalarda ve pek cok baska yemekte de kullanilabilecegin söyleniyor. Bir süre sonra bu alt yapraklarin arasindan kalin ve dik bir dal yükselir. Boyun böylece 20-100 cm'yi bulabilir. Semsiye seklinde bir cicek kurulu olusturan minik, beyaz/krem renkli (bazen de pembemsi) ciceklerin bu dal üzerinde acar.  Türkce'de sana  bir de akbasli demelerinin sebebi budur. Papatyagillerdensin, otsu ve cokyilliksin.  Ciceklerin Mayis-Ekim arasi acar. Yol kenarlari, cayirlar, tarlalar, genel olarak günesli ve kuru ortamlar yetismeyi sevdigin yerlerdir. Hindiba gibi sen de bir öncü bitki imissin. Bunu da yeni ögrendim. Öylesine mütevazisin ki, yetistirilmen gayet kolaydir. Yaz boyunca yeni stolonlar ile kendiliginden yayilirsin. Öyle ki benim gibi acemi bahcivanlar, üstelik de pencere kenarindaki saksilarda bile yetistirebilirler seni.

Saksida tutunmaya calisan civanpercemi - Agustos 2010
 Normalde bir metreyi bulan dik köklerin olmasina karsin, kücücük bir saksi icinde bile yeni stolonlarla yayilabilecek ve cicek acacak kadar cömertsin. Seni ne cok, ne cok sevdigimi söylemistim, degil mi? Bunun disinda karincalar yardimiyla tasinan tohumlarin da bir diger cogalma seklindir elbet.

Ayni cins adi (Achillea) altinda yer alan 85 bitkiden biri, en yaygin ve en cok bilinenisin. Birbirinden ayirt edilmesi güc pek cok alt türün ve varyeten de bulunmakta. Bu yüzden cayirda gördügümüz her Achillea üyesine - özellikle beyaz cicekli ve bin yaprakli ise :) - civanpercemi deyip gecersek kusura bakma lütfen.

Ciceklerinin üzerinde actigi dik ve az yaprakli dallar eskiden Çin'de kurutularak I-Ching felsefesi cercevesinde gelecegi okumakta kullanilirmis. Modern dünyanin gelecegi okumak icin artik senin dallarina gereksinim duymadigini söylemeliyim civanpercemi. Fakat bak, ne geldi aklima. Acaba ayni dallari mikado oynamak icin kullanabilir miyiz? Gelecek yaz sincap oglum bu oyunu oynamak icin yeterince büyümüs olur ve deneme firsatimiz olur diye umuyorum.      

Fotograf: Beste
Gelelim diger yararlarina ve kullanim alanlarina... Almanca'da sana Gotteshandkraut (Tanri'nin eli otu), Heil aller Schäden ( Tüm dertlerin sifasi) adlarini takmalari tesadüf degil, biliyorsun.  Almanca en yaygin adinda (Schafgarbe) gecen garbe de Eski Almanca'da "sifa veren"  anlaminda bır sözcüktür. Pek cok kaynakta, mide ve sindirim sorunlarina, karin agrisina, kimi kadin hastaliklarina, soguk alginligina iyi geldigin söyleniyor. Sahip oldugun eterik yaglar enfeksiyon önleyici ve kas gevsetici özellikleriyle karin agrisi ve mide bulantisini engellermis. Kimi rivayetlere göre de yapraklarin badem ya da jojoba gibi cilt dostu bir temel yagin icinde 3-4 hafta bekletilirse, harici uygulandiginda cesitli cilt hastaliklarina iyi gelen bir yag elde edilirmis. Ama dikkat! Bazi insanlarda allerjik tepkilere sebep oldugun da biliniyor. Bütün bunlarin bilimsel olarak tam kanitlanmamis, daha cok halk arasinda paylasilan bilgiler oldugunu belirtmeliyim. Modern tip sadece kan durdurucu özelligini kanitlamis. Bilesigindeki tanenler imis sebebi.

 Lesley Bremness A Complete Book of Herbs adli kitabinda köklerinin cevrendeki bütün bitkileri besleyen ve sagliga kavusturan maddeler salgiladigini söylüyor. Öyle ki, onlarin aromalarini ve sifali özelliklerini bile arttirirmissin. Yine onun dedigine göre, tek bir parca yapragin bile büyük bir kompost yigininda cürümeyi hizlandirici isleve sahipmis. Ekolojik/organik bahçıvanlık kitaplarında "bitkilerin doktoru olan bitki" diye tanımlandigini biliyor muydun? Örneğin Jürgen Wollf'un Mein Schöner Garten-Bio adlı kitabında yaprak ve ciceklerinden hazirlanacak bir cayin, içeriğindeki eterik yağlar, kalyum, salisilik asit ve diğer maddeler (bitters, tannins) sebebiyle bitki güçlendirici ve mantar önleyici etkileri olduğundan bahsediliyor. Bu bilgilere dayanarak ben de sık sık cayini hazirlar ve saksi ciceklerimi sulamakta kullanirim.

Bir baska yolu gözleyen daha...

Bu özelliklerinle permakültürde de önemli bir bitki olarak görülüyormussun. Topraktan degerli besin maddelerini alip bünyesinde toplayan ve ardindan gübre olarak kullanilabilen senin gibi bitkilere dynamic accumulator deniyormus.  Ayrica cevrendeki bitkilere iyi bir "eşlikçi bitki" (companion plant) oldugun  ve yapilarindaki eterik yaglari arttirdigin icin de permakültür uygulamalarinda tercih ediliyormussun. Yararli böcekleri ortama cekmen de cabasi :) Su listede görülecegi üzere dostu ve doktoru olmadigin bitki yok gibiymis.

Sevgili civanpercemi,
Seni ve ailenin kirmizidan sariya uzanan renklerdeki cicekleriyle tüm üyelerini sevgiyle selamliyorum. Bir bitki olabilseydim sanirim civanpercemi olmak isterdim. Madem ki bu mümkün degil, civanpercemi gibi bir insan olabilmeyi diliyorum ben de.

Tesekkürler!
  • Civanpercemi'nin Fransizca adlari konusunda detayli bilgi veren, 1. Dünya Savasi sirasinda Fransiz askerlerinin civanpercemi ile tedavi edilisine dair kaynagi (Maurice Mességué, Hayat Veren Sifali Otlar, Milliyet Yayinlari, 1982) ve su an elimde olmayan Lesley Bremness'in A Complete Book of Herbs'inden civanpercemi girisini bana ulastiran, bahcesinden civanpercemi fotograflarini paylasan Beste'ye... 
  • ve civanperceminin permakültürdeki önemine gözümü acan, beni dynamic accumulators kavramiyla tanistiran, kaynaklarini paylasan  sevgili permakültür ögretmenim Pinar'a tesekkürler!     

Bu yazdan bir civanpercemi...