17 Eylül 2010 Cuma

Hindiba (Cichorium intybus)


Latince: Cichorium intybus
Türkce: Hindiba
Ingilizce: Chicory
Almanca: Wegwarte, Zichorie
Fransizca: Chicorée sauvage

Sevgili Hindiba,
Seni cocuklugumun gectigi cayirlardan bilirim. Bende özel bir yerin vardir, bilirsin. Cocukken mavi ciceklerinle kirlara ait olamayacak kadar güzel oldugunu düsünürdüm. Bugün biliyorum ki, tam da bu sebepten oraya aitsin; Papatyagiller ailesinin mavi cicekli bir üyesi olarak, günesli yol kenarlarinin ve kırların tipik ciceklerinden birisin sen.  Almanca adin da tahminen buradan geliyor. Wegwarte'nin yaklasik "yola bakan, yolu gözleyen" gibi bir anlami var. Efsanelere göre özlemle sevgilisinin dönüsünü bekleyen bir kizdan aliyormussun adini. Genc kiz ne kadar bekler sevdigini bilinmez ama sen dayanikli ve sabirlisindir, cok yilliksindir. Mevsimi geldiginde, alt yapraklarinin arasindan dik, boyu 1,5 metreyi bulan dallar yükselir. Ciceklerin bu sert dallar üzerinde yetisir. Ciceklenme mevsimin genellikle Haziran-Eylül arasidir. 3-4 cm. genisligindeki ciceklerin hermafrodittir; yani hem disi, hem erkek organlari tasir. Tozlasma mevsiminde arilar büyük dostundur. Dallarinin ne kadar sert ve güclü oldugunu cocukken farketmistim. Papatya ve gelincik gibi kolayca koparip ekleyemezdim hazirladigim buketlere.  Bir seyin güzel olmasi icin ille de nazik ve kirilgan olmasi gerekmedigini de sen ögrettin bana. Koparmayi basaramadigim icin dalinda iflah olmaz sekilde boynu bükük biraktigim hindiba ciceklerini hatirladikca bugün bile kizaririm utanctan.


Bak, bu yukaridaki fotograf da sana ait. "Arka plandaki yesil yapraklar benim degil!" diyeceksin simdi. Dogru, onlar ayni ortami paylasan bir tür sarmasiga ait. Bu yazi icin arastirirken, ciceklerinin günesin durumuna göre sabah acilip ögleden sonra saatlerinde kapandigini okudum. Ayrıca Beste,  günes isigina göre rengini de degistirdigini paylasti bizimle. Sonraki günlerde özellikle seni seyretmeye calistim ben de. Bol günesli günlerde ve günün günesli saatlerinde daha acik mavi, kapali havada ise adeta mora dönen koyu bir mavi renk aliyordun gercekten de. Haydi itiraf et, yolunu bekleyip durdugun sevgili, günes miydi yoksa?

Bir taraftan botanikte "öncü bitki" deniyormus senin gibilere. Cünkü bir alan ne zaman doganin sihirli ellerine birakilsa, ilk yetisenlerden biri sen olurmussun. Diger taraftan, insanoglunun eski caglardan beri bildigi ve kullandigi bir bitkiymissin sen. Hatta göctügü her yerde -iklim uygunsa- onu takip etmissin.Yokluk ve savas yillarinda kurutulup ögütülmüs köklerin, kahve niyetine icilmis. Bugün de kafeinsiz, alternatif kahve muadili ürünlerin icinde genellikle rastlanir hindiba köküne. Bu is icin kücük kardesin Cichorium intybus var. sativum, dagda bayirda yabani olarak yetisen senden daha uygunmus yalniz. Her ne kadar alt yapraklarin, -özellikle tazeyken ve pek aci degilken- "endive" adiyla yense de, asil "endive" ailenizin Cichorium endivia adli bir baska üyesiymis. Bunlar senin bilmedigin seyler degildir elbette; ben eskilere de malum olan bu bilgileri,  bizler de ögrenelim diye anlatiyorum.

Sen 1850'lerde o Belcikali'nin basina gelenleri de biliyorsundur zaten. Kimbilir hangi sebepten karanlik bir yerde topraga gömerek depoladigi hindiba köklerinin zamanla beyazimsi ucuk yesil tonda, kapali yapraklardan olusan bir marulcuk verdigini kesfetmis ya hani saskinlikla. Adina Belgian endive, French endive, witlo(o)f, Chicorée denen bu sebzecik cok sevilir, cok tüketilir olmus sonradan. Oldukca da besleyici ve yararli oldugu anlasilmis. Karanlikmis sirri; klorofilin islev görmesini ve böylece yapraklarin acilasmasini önleyen mutlak karanlik, bir de sabit tutulan isi.  Hem bu kadar günesin delisi ol, hem karanliga gömüldügünde bile üretmeye devam et. Senden alinacak ne büyük dersler var hindiba...

Not: Chicorée fotografi Tijen'e ait. Paylastigi icin tesekkür ediyorum kendisine.



Kaynaklar:

16 yorum:

beste dedi ki...

sayende dikkat ettigim sonra hayran oldugum bir bitki oldu hindiba. Endive pisiririm, bahcemde guzelim mavi ciceklerden var ama aralarinda iliskiyi kurabilmem icin bu yazi lazimmis. Sagolasin Wegvarte:)

Yurdanur dedi ki...

İlk önce kitaplarına hayran olduğum Tijen hanımı blogda buldum,onun sayesinde de sizi..Ayçobanı blogunuza hele bayıldım..

İyi ki varsınız,

Sevgiyle,

ayçobanı dedi ki...

Aldigi en guzel mektup olsa gerek bu hindiba'in. Oncu bitkilerden soz acmak ise harika!! Rengi aldigi isiga gore mi degisiyor gercekten, yoksa isigin degerleri bizim rengi farkli algilayisimiza mi neden oluyor?

Yurdanur hanim, ne kadar zarifsiniz, tesekkurler...

Adsız dedi ki...

bir de karahindiba var degil mi sari cicekli olan, hani sonradan ufleyip ucurdugumuz tohumlara donusen,,
buldum,
http://tr.wikipedia.org/wiki/Karahindiba

Cichorioideae familyasindanmis, kuzen sayilirlar mavi cicekliyle, radika deniyormus yapraklarina,

endiveyle radika ayni sey olmasa gerek,, doganin bahcesini yemek kitabina cevirmek uzereyim ama endive cok aci degil mi, bir de su witlof,, ben de sevmek istiyorum bu sebzeciklerin tatlarini ama puf noktasini bilmiyorum herhalde,,

burasi cok sevdigim insanlarin bulustugu bir sayfa olmus, kiskanmadim desem yalan olur,, :) bitkilere yolculugunuzda iyi sanslar,,

-yaban

evren dedi ki...

Beste,
ben de senin sayende cok sey ögrendim hindiba hakkinda, sana da cok tesekkürler :)


Yurdanur, hosgeldiniz :)
Memnun oldum tanistigimiza :)

Ayca,
Sevdigim bütün bitkilere birer mektup yazasim var :) Rengini degistiriyor diye anladim ben okuduklarimdan. Fakat tekrar bir detayli arastirayim bu sorunu.

Baris,
Uzun zaman olmustu. Senden bir ses gelmesine nasil sevindim anlatamam :) Evet, bir de karahindiba var, sari cicekli. onu da cok severim ben. Onunla da milyon tane sey yapilir. Ben witlof'u (Hollanda'da böyle deniyor degil mi?) severek cig de yedigim icin türlü pisirme sekillerini arastirmadim hic. Ama pisirirsen sanirim acisi daha az olur.

Nihal Maya dedi ki...

çocukluğuma gidip geliyorum iki yazıdır... büyük keyif alsamda durup yaşlandığımı görmek hafif kederide peşinde sürüklüyor...
o güzelim çiçekleri resim defterlerine yapıştırırdık koparıp koparıp :((
teşekkürler...

Brajeshwari dedi ki...

sayenizde sevdigim yeni bir blog daha oldu..
okuyorummmmmm...

hayirli olsun şaman kadınlarr :)

Berceste dedi ki...

Tijen'in sayfasinda ilk gordugumde merak etmistim, kimdir bu Wegwarte diye, o zamanlar o isimle yaziyordun diye hatirliyorum. Sonra yazistik, sordum ve cicegi ilk tanimam da boyle oldu. Iyi ki yazismisiz, Hindibacik boyle bir dostluga da sebep oldu :) Tek ciceginden taniyamamistim, ikinci cicek hatirlamama sebep oldu. Anlatim dilin ise cooook guzel. Yaban sormak istedigim soruyu dile getirmis. Ben de meraklardaydim.

Iyi ki varsin dost Evren...

munevver dedi ki...

Doğa dostlarının yazmaya başladığı bu günlük benim için de çok özel. Takip ettiğim, sevdiğim kişiler nedeniyle. Hayırlı olsun diyorum, gecikmiş olarak.

Hindibanın özelliklerini senden öğrenmiştim Evren. Çiçeği ayrı güzel, uçuşan tüyleri ayrı güzel.( Yanılmıyorum değil mi? ) Doğada hindiba gibi, sade, iddiasız ne güzellikler vardır daha bilmediğim.

Benim çiçeğim de sardunya. Bakalım hanginiz yazacak?

Sevgiler hepinize.

Bengü dedi ki...

Demek kırlarda gördüğüm bu mavi çiçekli güzel bitkinin adı hindiba. Şiir tadındaki anlatım ve bana birşey daha öğrettiğiniz için çok teşekkür ediyorum sizlere. Doğanın mucizevi güzellikteki bitkilerini, bloğunuzdan tanımaya devam edeceğim. Emeğinize sağlık. Sağlıcala kalın. Sevgiler

evren dedi ki...

Nihal,
O amacla kopardiysan bu kadar üzülme bence. Doga cocuklarin defterlerine yapistirmak icin kopardiklari cicekleri telafi edebilecek kadar cömert ve güclü. Büyükler bazen dogaya bundan daha kötüsünü yapiyorlar biliyorsun ve zerre kadar üzülmüyorlar.

Burcu,
Döndün demek, hosgeldin :) Hay Allah, sen ne zaman bu saman kadin benzetmesini yapsan utaniyorum, ne diyecegimi bilemiyorum ben :)

Dilek,
Sen de varsin iyi ki. Bu hindiba dost miknatisi olmus bir cesit , desene :)

Münevver Hanim,
ucusan tüyler sari cicekli karahindibaya ait. Karahindibanin tohumlari onlar. Onu da yazariz mutlaka. Sardunyayi yazmayi cok isterim kendi adima fakat biraz beni asiyor sanirim. Fakat yine de size ufak sürprizlerimiz olabilir ilerleyen günlerde ;) Size de kucak dolusu sevgiler...

Bengü, merhaba,
"demek o cicegin adi buymus" diye gelen her yorumda emin olun hepimiz cok cok mutlu oluyoruz. Cünkü yola cikis noktamiz bu bizim. Yorumunuz icin gönülden tesekkürler bizden de...

Meyvelitepe dedi ki...

Bu çiçeklere her bakışta selamlıyorum seni Evren, zira sayende öğrenmiştim adını. Hindibaya yazılmış bu güzel mektubu görmeden önce, dün sabah galiba, baktım mavi mavi başlarını uzatmışlar yine, içimden "Evren'in bu blogda ilk yazısı hindiba olmalı" diye düşündüm. Çok güzel bir başlangıç olmuş, devamı da güzel olacak eminim.

Adsız dedi ki...

İnsana mutluluk veren sıcak yaz sabahlarında, parke taşlarının aralarından fışkırıveren ya da asfaltların yanlarında betona inat arz-ı endam eden ve usulca " günaydın ! " dediğim, dudaklarıma kocaman bir gülümseme yerleştiren, o güzel rengi ile içimi açan hindibalar... Sevdiğim bir çiçeği bir de anlatımınızdan okumak güzeldi. Çiçekleri seven herkese sevgiler

evren dedi ki...

Meyvelitepe,
Hindibayi anlatmayi size söz verdigimi hatirliyorum. Bu yaziyla o sözü de yerine getirmis olayim.

Adsiz,
betona inat arz-i endam edenleri severim ben de en cok :)

Adsız dedi ki...

Bu bitki sayesinde çok önemli bir buluş yapacağım.
Sayenizde yemeyi çok sevdiğimiz bitkinin pek çok özelliklerini öğrendik. Çok teşekkürler.

evren dedi ki...

Rica ederim, mutlu oldum Adsiz.